Gül-Obama ikili görüşmesi sona erdi!
''Bazı yöneticilerde Beşiktaşlı duruşu yok!''
Chelsea attı, Cameron coştu, Merkel üzüldü!
İşadamlarına yeşil pasaport müjdesi!
Bu yazı 14 Şubat 2012, Salı 16:46:27 tarihnde eklendi. 108 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bazı kesimler "10'uncu yıl sendromu"na mı girdiler? - Mehmet Barlas

Bazı kesimler

Çok kullandığımız ya da duyduÄŸumuz kavramlardan biri de "Sendrom"dur.
Bu kavram özellikle çeÅŸitli hastalıklardaki özel bozuklukları belirleyen, bir arada görüldükleri zaman teÅŸhisi kolaylaÅŸtıran bulgu ve belirtilerin tümü için kullanılır.
Kısacası sendrom bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtilerdir.
Bir de insanların ruhsal durumlarını ifade etmek için kullanılan ama bir hastalığı iÅŸaret etmeyen sendromlar vardır.
ÖrneÄŸin "25 yaÅŸ sendromu" ile yaÅŸamdaki dönüm noktasının getirdiÄŸi iç kararsızlıklar, "40 yaÅŸ sendromu" ile de yaÅŸlanmaya atılan ilk adımın neden olduÄŸu davranış farklılıkları anlatılır.
Göbek salmaya baÅŸlamış, saçları hafif hafif dökülen erkeklerin akÅŸamları barlarda çapkın nazarlarla çevreyi süzmeleri, sabahları da jimnastik salonlarında nefes nefese ter dökmeleri 40 yaÅŸ sendromunun belirtileri olabilir.

10'uncu yıl sendromu
Galiba toplumların da buna benzer ve davranışlarının farklılaşması ile saptanan sendromları var.
ÖrneÄŸin Türk toplumunun "10'uncu yıl sendromu"nu yaÅŸadığını çeÅŸitli toplum kesimlerinin sosyo-politik davranışlarının farklılaÅŸmaya baÅŸlamasına bakarak anlamanız mümkündür.
"10'uncu yıl sendromu" üst üste seçim kazanarak 10 yıldır iktidarda bulunan partilere karşı, o partileri destekleyen ve hatta o iktidar sayesinde güvenlik ortamına kavuÅŸmuÅŸ olan kesimlerde de gözlemlenen, mutsuzluk ve tatminsizlik ile teÅŸhis edilebilir.
Mesela inançları dolayısıyla rejimin yasa dışı saydığı, hayatı zindan ettiÄŸi kesimler, bu iktidar döneminde toplumun saygın ve kabul edilmiÅŸ olguları konumuna kavuÅŸmuÅŸlardır.
Mesela etnik farklılıkları nedeniyle resmi ideolojinin yok saydığı, faili meçhul cinayetlere hedef kılınan, siyasetin deÄŸil askerin ve polisin ilgi alanına bırakılan kesimler, bu iktidar döneminde varlıklarını yasama organına da taşıyabilmiÅŸlerdir.

Sendromun belirtileri
Mesela resmi ideolojiyi eleÅŸtirmeleri mümkün olmayan, her askeri darbe döneminde toplanan düÅŸünce odakları, bu iktidar döneminde dünün ayıplarını ve tabuları teÅŸhir edebilmiÅŸler, siyaset yelpazesinin bütün kanatları seslerini duyurabilmeye baÅŸlamışlardır.
Ama bütün bu gerçekler "10'uncu yıl sendromu" gelip çattığında bir kenara itilir.
Daha da ötesi bu iktidarın varlığının resmi ideolojiye aykırı olduÄŸunu iddia eden kesimlerle aynı titreÅŸim katsayısına bile girilebilir.
Mesela demokratik rejimde iktidarın deÄŸiÅŸmesinin ancak yeni bir genel seçimle mümkün olacağının bilinmesine raÄŸmen, Ankara dengelerine oynanarak, yeni bir iktidar oluÅŸturma arayışları bile baÅŸlatılabilir.

Muhalefet rolü oynamak
Türkiye'de "10'uncu yıl sendromu"nun çok saÄŸlıksız biçimde yaÅŸanmasının ana nedeni, iktidara alternatif oluÅŸturacak güçte bir muhalefet partisinin bulunmamasıdır.
Bu nedenle hiç oy tabanları olmayan düÅŸünce odakları, kendilerini sanki alternatif siyasi partilermiÅŸ gibi sunarak muhalefet rolü oynarlar.
Ancak bu da "Rol"den öteye geçemez.
Bir ÅŸekilde bu iktidar gitse bile yerine kendilerinin deÄŸil "Eski düzen"in geleceÄŸini pek düÅŸünmezler.
"Derin devlet"i simgeleyen kesimlerin "10'uncu yıl sendromu"nun yansımalarını nasıl keyifle izledikleri de düÅŸünülmez.
Bereket "Derin toplum" kararını istikrara ve gelişmeye bakarak verir.

Diğer Mehmet Barlas Yazıları
Organlarınızı bağışlamayı düşünüyor musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok